3 Ocak 2016 Pazar

Bir Geri Dönüş Yazısı: Kilo Almak Da Vermeye Dahil!

Herkesin yeni yılını en içten dileklerimle kutlarım. Umarım bu yıl başta ben olmak üzere (buradaki protagonist ben olduğum için) hepimize sağlık, başarı getiren ve mücadelelerin sonuç verdiği bir yıl olur.

Öncelikle son yazımın neden neredeyse 1 yıl önce yazılmış olduğunu, o aradaki 1 yılda neler olduğunu ve şu an ne durumda olduğumu kısaca bir özetlemek isterim. Bildiğiniz gibi en son 125 kilodan 89 kiloya kadar inmiş olduğum bu serüvende, bir süre sonra, hayatımdaki majör değişiklikler entegre olduğumu sandığım düzeni yerle bir etti. Ya da ben buna izin verdim diyelim. 

Nasıl Başarmıştım?


Diyete başladığımda yani Eylül 2013'te, üniversite son sınıftaydım. Dolayısıyla öğrenci hayatımı sürdürmekteydim. Rahatça haftada 3 sporuma gidiyor, nispeten düzenli uyuyor ve sürekli olarak yemeğimi yanımda taşıyıp okulda çıkarıp yiyebiliyordum. Sonrasında okul bitti, fakat ben bir 6 ay işsizlik süreci yaşadım. Bu işsizlik sürecini de muhteşem bir avantaja çevirerek sporu haftada 4'e çıkardım, her yere yürüdüm, sürekli evde olabilme rahatlığı kendi yemeğimi pişirmemi sağladı derken 35. kilomu da bu şekilde vermiş oldum. 

Nasıl Boka Sardı?


Fakat daha sonra, bir buçuk yıl diyette olan ve her yere yemeğini yanında taşıyan bir insan olarak yavaş yavaş yorulmaya başladım (fiziksel olarak hiç olmadığım kadar dinç hissetmeme rağmen). Ara ara tabi ki diyeti bozuyor, kaçamaklar yapıyordum ama işin mental baskısı (''bu yaza bu işi bitirmem lazım artık'') rahatlamamı engelliyordu. Derken iş hayatı başladı, yoğun çalışmalar bazen gecelere kadar oturma gerekliliği, sunum yetişsin, takvimler bitsin vs. derken önce sporun meşalesini söndürdük. Daha sonra uyku düzenine elveda dedik. Ve en son olarak da beslenme düzeni kendini bıraktı. 



Bir süre kilo almadım, çünkü hala tam olarak sağlıklı beslenmeyi bırakmamıştım. Yani evet gece yiyordum, spora gitmiyordum ama KFC de yemiyordum mesela. Sonra sonra KFC'ler, McDonalds'lar, gecenin köründe tıpkı eskisi gibi tatlılara gömülmeler başladı. Sonra dedim ki herhalde ben bütün verdiklerimi alacağım, sonra da kafama sıkacağım. Arada bir ara yine sağlıklı beslenmeye başladım. Başladım değil de debelendim desek daha doğru olur. Fakat asla sürdüremedim ve eski düzene geri dönemedim. Uzun lafın kısası şu son bir yılım, ''Hadi Pınar yapabilirsin'' diyip kendimi motive etmeye çalışarak fakat asla başarılı olamayarak geçti. Ve sonuç olarak ben 100 kiloyu tekrar gördüm. Bu sırada tabi ki kaygı düzeyim arttı. Duygusal yeme bozukluğu olan bir insan olarak da kaygılandıkça kendimi yemekle telkin etmelerim başladı. Halbuki bunu kilo verdiğim dönemde çözdüğümü sanmıştım.




Yavaş Yavaş Kontrolü Ele Almaya Başladım


Velhasıl kelam, ben sen bir kısır döngünün içine gir, gittikçe kilo al ve bunu gör ama hiçbir şey yapama, otur sadece ne kadar kilo aldığından yakın derken kendi ellerimle inşaa etmiş olduğum mis gibi özgüven, yaşadığım ilişkinin de tetikleyici birkaç unsuruyla birlikte çöküşe geçti. E tabi sen özgüvenin bir ucunu vücut kitle indeksine bağlarsan, olur mu, olmaz. İşler benim için içinden çıkılmaz bir hal alınca bir terapiste gitmeye karar verdim. Son 5 aydır düzenli olarak haftada bir kez kendisini görüyorum. Bilinçaltında yatanları açığa çıkarmak insanı gerçekten özgürleştiriyor diyebilirim. Problem yaşayın yaşamayın herkese %100 tavsiye ediyorum. Özellikle de analitik ekole gönül vermiş bir psikanalist, kendinizi ilmek ilmek çözmenizde çokça fayda sağlayabilir. Kısaca, terapiste adımımı atmam hayatımı ve ruh halimi tekrar düzene sokma isteğim için sağlam ve büyük bir adım oldu. 

Peki 5 ay oldu nasıl hala toparlanamadın derseniz eğer, size öyle kolay olmadığını söyleyebilirim. Kilo verme süreci (özellikle de benim gibi 60 küsür kilo fazlası olanlar için) pürüzsüz bir yol, engebesiz bir patika değilmiş tabi ki. Zaten hiçbir zaman öyle olduğunu zikretmedim fakat hep önceki yazılarımda ''düşündüğünüz kadar da zor değilmiş'', ''ulan bunca yıldan sonra ben çatır çatır veriyorsam siz haydi haydi verirsiniz'' gibi laflar etmiştim. Hakkaten de öyle hissediyordum o zaman, fakat şimdi o motivasyonu tekrar kendimde bulmam tam bir yılımı aldı. O zaman şöyle bir kilo verme life cycle stages eğrisi ortaya koyabiliriz: 


Şimdi Nasıl İlerliyoruz?


Safsatayı bırakalım. Ben artık geri döndüm. Bu blog'la birlikte bana hep çok destek oldunuz. ''Senin sayende ben de motive oldum diyete başladım 17 kg verdim'' gibi birçok mail aldım. Ben bunları okudukça gördükçe, iyice sarıldım diyete. Sadece kendimden değil bir güruhtan sorumlu hissettim çünkü. Şimdi yine öyle hissediyorum. 10 kilo almış olmam mühim değil. Öğrendiğim tek bir şey var: Kafaya takıp kendinizi düşürdüğünüz sürece paralize oluyorsunuz ve asla bir şey yapamıyorsunuz. Kafanızda büyüttükçe, nereden başlayacağınızı bilemiyorsunuz. Bildiğim her şeyi unutmuş gibiydim son bir senedir. Kendime ''daha önce nasıl yaptığını hatırla, hadi kalk'' desem de işe yaramadı. Hep söylediğim gibi, bu psikolojik bir iş. Hazır hissetmiyorsanız olmuyor. Ben tekrar kendimde o enerjiyi hissediyorum. Sıfırdan başlamıyorum, kaldığım yerden devam ediyorum. Şu an tam bir buçuk yıl geriye gitmiş olsam da (blog'a Temmuz 2015'te iki hanelilere indim diye bir yazı koymuşum) artık moralimi daha fazla bozup hiçbir şey yapmadan oturamayacağım. Yeni bir öğreti olarak; kilo almak da vermeye dahilmiş.

Bu fotoğrafta çok belli olmasa da soldaki fotoğrafta 89, sağdakinde 99 kiloyum

Bu bir geri dönüş yazısıydı. Şöyle bir olan biteni toparlayayım dedim. Siz ne durumdasınız? Bana lütfen yazın. 

Bir sonraki yazımda nasıl kendimi motive ettiğimi, nasıl bir strateji izleyeceğimi anlatacağım. Belki de başka bir şeyden bahsederim kim bilir? Ne yediğimden çok fazla bahsetmeyi sevmiyorum, çünkü diyetisyen değilim ve bu blog'un amacı işin beslenme kısmına odaklanmak değil. Fakat yine de bu kız ne yiyor diye merak ederseniz, blog'un Facebook ve Twitter hesaplarından (üşenmezsem) yediklerimi paylaşma olasılığım var. Aşağıda linkleri bulabilirsiniz. 


Öperim.

6 yorum:

  1. Dün akşam bloguna bakıp, "bu kız diyeti bıraktı mı yaaa" diye kendi kendime hayıflanmıştım. Sana özenip kilo verme sürecine girmeye çalışan biri olarak (ki fazla kilomuz da yaklaşık olarak aynı başlangıç noktasında) inanılmaz mutlu oldum. Gerçek duygularını paylaşarak, neredeyse birebir benim senelerdir yaşadıklarımı anlatarak bunu yapabilen biri, insanı ciddi anlamda motive ediyor. Senden farklı olarak, ben bir diyetisyene başladım, iki haftadır tahliller vs ile uğraşıyorum, yarın gidip diyetimi alacağım. Lütfen burayı sürekli güncel tut :)

    YanıtlaSil
  2. verdiği 17 kilonun 10 kilosunu geri alan biri olarak bu yazının bazı köşelerinde kendimi gördüm. sanırım ben de sana takılacağım ve yeni yılla birlikte o 10 kiloya tekrar veda edeceğim. motivasyon/moral düşüklüklerimde salçayı makarna/romantik komedi ikilisindense biraz buralara bakınabilirim. :)
    kolay gelsin,bi daha almamak üzere tüm fazlalıklar gitsin. hoşçakal!

    YanıtlaSil
  3. Ben de dün diyete başladım senin başladığın gibi bir son sınıf öğrencisi olarak. Daha önce seninle diyet zamanlarımız birbirine denk gelmişti bu yüzden seni çok takip edip destek alıyordum. Seninle aynı sorunları çeken insanları okumak yalnız hissetmemeni, daha iradeli olmanı sağlıyor. Tatlı tariflerin hayat kurtarıcı oldu, minnettarım. Bu süreçte 14 kilo verdim. Sonra 7'sini geri aldım. Senin peşine takılıp bu 7 kiloyu tekrar verebilirim, hatta daha da fazlasını verebilirim umarım. Umarım sen de amacına ulaşırsın, YAĞLARA KARŞI OMUZ OMUZA ! :)

    YanıtlaSil
  4. Totalde 23 kilo verip bunun 7 kilosunu almış bulunmaktayım. Üniversiteden yeni mezun oldum, çiçeği burnunda işsizim (2 aydır). O son sınıf yoğunluğunda yorgunluktan gebersem de çatır çatır sporunu yapan ben; evde kalınca k.çı iyice yaydım, öküz gibi de yemeye başladım. Nur topu gibi 7 kilom oldu. Artık daha fırlamasa iyi olacak tartıdaki sayı. Yarından tezi yok, ağlasam da sızlasam da canım istese de istemese de o spora ve düzgün beslenmeye geri dönülecek!
    Bence başarabiliriz, bir kere yaptıysak neden bir daha yapamayalım ki? :)

    YanıtlaSil
  5. Totalde 23 kilo verip bunun 7 kilosunu almış bulunmaktayım. Üniversiteden yeni mezun oldum, çiçeği burnunda işsizim (2 aydır). O son sınıf yoğunluğunda yorgunluktan gebersem de çatır çatır sporunu yapan ben; evde kalınca k.çı iyice yaydım, öküz gibi de yemeye başladım. Nur topu gibi 7 kilom oldu. Artık daha fırlamasa iyi olacak tartıdaki sayı. Yarından tezi yok, ağlasam da sızlasam da canım istese de istemese de o spora ve düzgün beslenmeye geri dönülecek!
    Bence başarabiliriz, bir kere yaptıysak neden bir daha yapamayalım ki? :)

    YanıtlaSil
  6. Merhaba Pınar. Blogunla henüz tanıştım ve çoğu yazının başlıklarını okuma fırsatım oldu. Ama fikirlerimizin ve hikayemizin az çok benzer olduğunu düşünüyorum. Özellikle bu yazında. Ben de psikolojinin bi konuda çok etkili olduğunu düşünüyorum. Seninle hikayemi kısaca paylaşmak isterim. Ben de tam buradayım sevgili Pınar. 125 kiloyla 2013 nisanında kilo vermeye karar verdim. İlk başta o kadar çabuk gitti ki, ben de devamlı çevremdekileri yargılamaya, ukalalığa başladım. Of nasıl böyle sağlıksız yiyorlar falan diye düşünüyordum. 30 kilo kadar vermemin ardından kademeli olarak diyeti bıraktım ve hatta sonunda tekrar 100 kilo oldum bu yaz. Aynen senin gibi hiç diyetisyen kontrolünde yapmadım. Bir iki defa listelerini aldım ama onu geçekleştirmemin imkanı yok. Bu yaz 3 haneyi yıllar sonra ilk defa görünce sanki yüzüme çarptı. Yüzüme çarptı çarpmasına ama hala kendimde o motivasyonu buluyor mu yeniden diyet yapacak? Asla. Tatilin bitip okula dönmemle daha hafif beslenmeye başladım. Ama bir bağımlı gibi şeker yoksunluğu yaşıyorum. Hem kilo vermek istiyorum, hem de asla kompleks karbonhidrattan vazgeçmek istemiyorum. İstiyorum ama istemiyorum. Spor olarak pilates yapıyorum. Kardiodan bıktım hem hemen nefesim kesiliyor koşunca. Spor salonlarından da bıktım. Spor rejimden çok daha kolay geliyor yine de. Bundan sonra hep blogunu takip edeceğim. Eğer yeniden motivasyon ve gücü bulursan lütfen paylaş. Merakla bekliyorum. Benim hedefim 70 kilo. Umarım ikimiz de bir gün hedefimize ulaşırız. Böyle bir blog yazıp devam ettirmiş olman harika. Teşekkürler.

    YanıtlaSil