Herkese selamlar ve iyi bayramlar! Biliyorum asla düzenli yazamıyorum, neden yazmıyorsun diyeti mi bıraktın diye sormakta haklısınız. Araya tatil girince uyku düzenimi kaybettim. Bir hafta buralarda değildim, dolayısıyla spor ve diyet aksadı. Şimdi de garip bi' eski yeme düzenime geri dönememe durumum var. Dolayısıyla pek motive olduğumu söyleyemeyeceğim. O zaman biraz da bu durumdan bahsedelim.
Neredeyse bir ay sonra, diyete başlayalı bir yıl olmuş olacak. Hala bir sene geçmiş olduğuna inanamıyorum. Bu sürecini nasıl değerlendirirsin Pınar diye sorarsanız, bir hedefim vardı, onu parçalara böldüm ve yarısına ulaştım diyebilirim. Peki bir sene uğraşıp 30'a yakın kilo verip anca 97'ye düşmek nasıl bir his derseniz, pek müthiş olduğunu söyleyemem. Hala vermem gereken yaklaşık 35 kg olduğunu düşünmekten tökezlemeye başladım. Sanırım bu sıralar biraz kendi kendimi demotive ediyorum. Ne vardı bu kadar kilo alacak, belki şu an hedef kilomdaydım diyorum içimden. Sonra da son 6 yıldır hiç bu kiloyu görmemiş olduğumu hatırlatıp kendime moralimi düzeltmeye çalışıyorum. Kısaca yine o gel-git dönemlerinden birindeyim ve şu sıralar diyet iyi gitmiyor.
Peki bu beni gerçekten mutsuz edip cesaretimi kırıyor mu? Hayır. Bu tarz dönemlere daha önce de girdim, hatta yazdım da. Büyük bir hedefim var ve hedefe giden yolu tamamen kendi eforumla kat etmek zorundayım. Ne bir diyetisyenim, ne de bir psikoloğum var. Bunları hava atmak için söylemiyorum, bu yollara başvuran insanları da asla ve asla küçümsemiyorum. Sadece bu süreçte tek başına ilerliyor olmanın doğal olarak getirdiği birtakım zorluklar var. Bu zorlukların yüzde doksanı psikolojik diyebilirim. Arkadaşlarım, ailem ve blog sayesinde tanıdığım sizler bana mail'lerinizle çok güzel destek oluyorsunuz. Öncelikle tüm bu desteğiniz ve gerçekten içinizden geldiğine emin olduğum güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Fakat her şeyi bir kenara ayırıp ''Artık önceliğim bu, kilo vereceğim, gerekirse işe bile girmeyeceğim ve tüm zamanımı buna ayıracağım!'' dediğiniz ve gerçekten de 11 ayınızı belli bir disiplinle bu şekilde geçirdiğinizde, biraz rahatlayıp koyvermek istediğiniz zamanlarda çok garip bir ruh hali içine giriyorsunuz.
Sağlıksız bir şey yediğimde ya da diyet dışına çıktığımda hissettiğim şeyleri anoreksiyayla bağdaştırmaya başladım. Ulan 97 kilosun ne anoreksiyası derseniz, şöyle açıklayabilirim. Gerçekten büyük bir kararlılık ve eforla, 11 ay gibi çok da azımsanmayacak bir zamanda 27 kilo verince, hayatınızdaki en büyük korku bir şekilde o kiloları geri almak oluyor. 11 ayda verdiğim bu kiloyu 3 ayda bile alabilecek potansiyelim olduğunu çok iyi biliyorum. Her ne kadar zihnimi değiştirdim ben artık başka bir kafadayım desem de, yılların alışkanlığı bazen nüksedip bütün mekanizmamı ele geçirebiliyor. Mesela bir gece ansızın buz dolabına saldırabiliyorum. Ve yedikten sonra sanki tüm verdiğim kiloyu geri almışım gibi hissediyorum. Dolayısıyla yediklerimi sistemimden atmak, bilinçli olarak kusmak istiyorum. Daha sonra bunun tehlikeli ve yanlış olduğunu, ertesi gün daha fazla yürüyüş yaparak durumu kotarabileceğimi düşünerek kendimi telkin ediyorum.
Spor salonunun bayramda kapalı olduğunu duyunca elim ayağım birbirine karıştı. ''Bayram bitince de ben bir hafta burada yokum, ne yapacağım sadece yürüyüşle olmaz ki çıksam yürüsem yetmez, spora bu kadar uzun süre gitmezsem gitmemeye alışırım sonra sporu bırakırım'' diye düşünmekten isilik olacağım mesela. Kendimi bu düşüncelerle o kadar çok boğmaya başladım ki, bir yandan rahatlatmak için iyice sporu ve diyeti salmaya meyillendim. Bu işin içinden çıkarım biliyorum, ama çıkamazsam da bir psikolog ya da diyetisyen yardımı alacağım. Yediğim her şeyi kusmaya başlayıp sağlığıma kavuşmak için çıktığım bu yoldan sağlığımı kaybedip dönmek istemiyorum.
Hayatım değişiyor, daha iyi hissediyorum, özgüvenim tamir olurken ilişkilerim gelişiyor, insanlara ve olaylara daha farklı bakıyorum ve tüm bunları kaybetmek, eski yenilgilerime bir yenisini eklemek beni gerçekten çok korkutuyor. Bu korku beni diyete ve spora daha sıkı bağlayacağına ters tepip aksine uzaklaştırıyor.
Sanırım biraz yoruldum. Acayip sıkı diyet ya da spor programında olduğumdan falan da değil bu yorgunluk, ruhum yoruldu. Tüm bu değişimin içinde kendimi bulmaya çalışmak yordu beni sanırım. Eh, evet, pek de kolay değilmiş, yaşayarak öğreniyorum. Şu sıralar kendime küçük bir ara vereceğim. Kilo almadan fakat kilo da vermeden devam edeceğim biraz. Eminim iyi gelecek ve toparlanacağım.
Uzun yoldaysanız arada molalar verip dinlenmeniz gerek. Nasıl olsa 60 kiloya ulaşacağımdan eminim. Acelem yok, sağlığım her şeyden daha önemli. Sizin de önceliğiniz sağlığınız olsun. Hem fiziksel hem manevi.
Toparlanıp tekrar yazacağıma söz veriyorum. Belki yarın bile kendime gelmiş olabilirim.
Asla pes etmedim. Pes etmeyeceğimden de eminim. Sadece makina değil, insanım ve bu süreci de kendi içimde çok doğal karşılıyorum.
Kendinize iyi bakın, bayramda sapıtmayın, tartıya çıkıp kontrollerinizi aksatmayın. Hepinizi kocaman öpüyorum. Sevdiklerinizle sağlıklı nice bayramlara..
Görüşürüz!

Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil