Son bir haftadır bir iş için yurt dışındaydım, diyete asla dikkat edemediğim gibi çokça da bozmak zorunda kaldığımı söyleyebilirim. Dönünce birkaç gün de bu salaşlığı İstanbul'da devam ettirdim. Baya uzun süre spora da gidemedim ve sonuç olarak kilo aldım. Fakat eskisi gibi bu durum kafayı yememe neden olmadı, gayet olgunlukla karşıladım, çünkü çözümünü çok iyi biliyorum. Birazdan spora gideceğim ve eski diyet düzenime geri dönerek aldığım kiloları verip yoluma devam edeceğim.
Diyet nasıl gidiyor sorularınıza kısa bir durum özetiyle yanıt verdikten sonra biraz diyetin neden sadece bir şeyler yememek olmadığından, hayatımda değişen şeylerden, açılan zihnim, gelişen özgüvenimden bahsetmek istiyorum.
Biliyorsunuz ki bu aslında bir diyet blogu değil. Kimseye reçete vermiyorum -ki bu zaten benim altına girebileceğim bir sorumluluk asla değil-. Ne bir ilaç ya da takviye kullanıyorum, ne de her sabah bilmemne bitkisi suyu içiyorum. Ağzıma şunu sürmedim diyemem, bazen çok yiyorum, bazen çok içki içiyorum, bazen gece 3'te bile yiyorum. Peki nasıl kilo veriyorum? Cevap basit: denge. Ben aslında artık diyette değilim, ben hayatımı değiştirdim. Düzenimden ziyade, zihniyetimi değiştirdim. Değişen zihniyetiniz olunca, gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Bana kimse zorla spor ya da diyet yaptırmıyor, ya da ben zorundaymışım gibi hissetmiyorum. Ben artık böyle yaşıyorum, bir hedefim var, şimdiye kadar böyle ilerledikçe hedefime yaklaşabildim. Bildiğim en sağlam ve işe yarayan yöntem bu, bunu öğrendiğimden beri eski hayatıma geri dönemem. Size en etkili yöntem bu, bunu yapın da demiyorum; kendinizde işe yarayan yöntemi bulmak sizin elinizde. Ben kendime meydan okumayı seviyorum, spordan çıktığımda güçlü ve hedefime bir adım daha yaklaşmış hissediyorum. Siz spordan çıkınca dünya başınıza yıkılmış gibi hissediyorsanız o zaman başka bir yöntem bulmalısınız. Belki de spor yerine dans etmelisiniz ya da başka bir fiziksel aktivite bulmalısınız. Birtakım genelgeçer doğrular var elbet, tıbbi gerçekler, ama tek bir doğru yok; birçok doğru var. Önemli olan bu doğrular içinde kendi doğrunuzu bulabilmek.
Sadece şunu söylemeliyim ki, evde oturup bilmemne suyu ya da bitki özü hapı içerek kilo veremezsiniz. Kendinizi aç bırakarak da kilo veremezsiniz. Unutmayın, asıl hedef geçen sene aldığınız bir beden küçük eteğe sığabilmek değil; daha sağlıklı bir yaşam yaratmak.
Geçen seneye göre 30 küsür kilo daha zayıfım. Daha uzun yol yürüyebiliyor, hatta koşabiliyor, daha geç yoruluyor, daha güzel, daha güçlü, daha kendimden emin hissediyorum. 30 kilo bavulu sürükleyerek bile en fazla kaç metre taşıyabilirsiniz? Neden bunu kendimize yapıyoruz?
Hayatım boyunca bir mağazaya girip beğendiğim şeyi alıp giyebilme keyfinden bile mahrum kaldım. Şimdi ufak ufak rastgele mağazalara girip beğendiğim şeylerin üzerime olduğunu ve hatta güzel durduğunu görmek muazzam bir tatmin, inanın.
İnsan bedeni tahmin ettiğinizden çok daha muazzam bir mekanizmaya sahip. Ne verirseniz, karşılığını ona göre alıyorsunuz. Daha sağlıklı yemeye başladıktan bir hafta sonra bile etkilerini hemencecik görebilirsiniz. İlk zamanlar daha az kalori aldığınız ve karbonhidratla şekeri azalttığınız için daha yorgun hissetmeniz çok normal. Fakat zamanla vücudunuz bu yeni düzeninize alışacak ve eskisinden çok daha dinç hissetmeye başlayacaksınız. Daha az uykuyla daha dinç olduğunuzu, hemen her şeyden yorulmadığınızı göreceksiniz.
Bu sadece daha sağlıklı beslenme ve fiziksel olarak daha dinç hissetme meselesi de değil, öyle olsa inanın bu kadar üzerinde durmazdım. Fiziksel olarak geçirdiğiniz değişim zihinsel dirayetinize de yansıyor. Daha kendinizden emin, özgüven sahibi oluyorsunuz. Bu, arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizden kariyerinize kadar etkisi olan bir değişim.
Blog'a yazdığım ilk yazılarımdan birinde ne yaşıyor olursam olayım günün sonunda kafamı yastığa koyduğumda mutsuz olduğumu yazmıştım. Çok büyük bir şey başarmış olsam dahi içimde hal-i hazırda hiç kaybolmayan bir mutsuzluk vardı ve geceleri üzerime çöker, uykularımı kaçırırdı. Rüyalarımda da kendimi hep zayıf olarak tahayyül ederdim.
O içimdeki mutsuzluk, ben ilk 10 kilomu verdikten sonra yavaşça kayboldu. Mutsuzluğumun sebebinin aşırı kilolarım olduğunu hep biliyordum ama ilk defa bunun için bu kadar kararlı bir şekilde savaşmaya karar vermiştim. Ve başardım. Artık kendi kendine yetebilen ve mutlu bir insanım. Hala çok kilolu bir kadın olmamın hiçbir önemi yok. Sadece kafama koyduğum şeyi yapabilecek güçte olduğumu ve hayatımı kendi başıma değiştirebileceğimi biliyorum.
Daha önce de bahsettiğim gibi, şimdiye kadar kilo vermek dışında kafama koyduğum her şeyi başardım. Tek bir şeyi, çocukluğumdan ergenliğime kadar peşimi bırakmayan o tek bir şeyi değiştirememiştim. Şimdi bunu da başarıyorum ve inanın bana bu duyguyu tatmak zorundasınız. Kendinize meydan okuyunca neler başarabileceğinizi görmelisiniz. Seneye büyük ihtimalle hedef kiloma inmiş olacağım ve o andan itibaren yapacaklarımın listesine her gün bir yenisini ekliyorum. Hayat benim için her gün yeniden başlıyor gibi. Spor günleri heyecanlanıyorum ve bazen hiç zayıf olmadığım ve hala vermem gereken 30 küsür kilo olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Uğraşmam, başarmam gereken şeylerin olması beni hayata bağlıyor. Bir dövme yaptırmak, bir etek almak için bile sabırla hedef kiloma inmeyi bekliyorum. Çoğu insanın yıllar önce yaşadığı heyecanları, ilkleri ben 24 yaşımda yaşayacağım. Bu kötü bir şey değil, çünkü insanların birçok şeyi tüketmiş olması onları tatminsizlik ve mutsuzluğa sürüklerken ben çocuk gibi bazı şeyleri yeni keşfediyorum. Bu hissi kendinize yaşatmalısınız. Verecek kilonuz yoksa bile bugün gidip spora yazılın, daha iyi bir fiziğe sahip olun ya da kendinizi kondisyon açısından geliştirin. Daha mutlu bir insan olacağınızın garantisini veriyorum.
Kendinize çok iyi bakın!
Görüşürüz.
İnsan bedeni tahmin ettiğinizden çok daha muazzam bir mekanizmaya sahip. Ne verirseniz, karşılığını ona göre alıyorsunuz. Daha sağlıklı yemeye başladıktan bir hafta sonra bile etkilerini hemencecik görebilirsiniz. İlk zamanlar daha az kalori aldığınız ve karbonhidratla şekeri azalttığınız için daha yorgun hissetmeniz çok normal. Fakat zamanla vücudunuz bu yeni düzeninize alışacak ve eskisinden çok daha dinç hissetmeye başlayacaksınız. Daha az uykuyla daha dinç olduğunuzu, hemen her şeyden yorulmadığınızı göreceksiniz.
Bu sadece daha sağlıklı beslenme ve fiziksel olarak daha dinç hissetme meselesi de değil, öyle olsa inanın bu kadar üzerinde durmazdım. Fiziksel olarak geçirdiğiniz değişim zihinsel dirayetinize de yansıyor. Daha kendinizden emin, özgüven sahibi oluyorsunuz. Bu, arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizden kariyerinize kadar etkisi olan bir değişim.
Blog'a yazdığım ilk yazılarımdan birinde ne yaşıyor olursam olayım günün sonunda kafamı yastığa koyduğumda mutsuz olduğumu yazmıştım. Çok büyük bir şey başarmış olsam dahi içimde hal-i hazırda hiç kaybolmayan bir mutsuzluk vardı ve geceleri üzerime çöker, uykularımı kaçırırdı. Rüyalarımda da kendimi hep zayıf olarak tahayyül ederdim.
O içimdeki mutsuzluk, ben ilk 10 kilomu verdikten sonra yavaşça kayboldu. Mutsuzluğumun sebebinin aşırı kilolarım olduğunu hep biliyordum ama ilk defa bunun için bu kadar kararlı bir şekilde savaşmaya karar vermiştim. Ve başardım. Artık kendi kendine yetebilen ve mutlu bir insanım. Hala çok kilolu bir kadın olmamın hiçbir önemi yok. Sadece kafama koyduğum şeyi yapabilecek güçte olduğumu ve hayatımı kendi başıma değiştirebileceğimi biliyorum.
Daha önce de bahsettiğim gibi, şimdiye kadar kilo vermek dışında kafama koyduğum her şeyi başardım. Tek bir şeyi, çocukluğumdan ergenliğime kadar peşimi bırakmayan o tek bir şeyi değiştirememiştim. Şimdi bunu da başarıyorum ve inanın bana bu duyguyu tatmak zorundasınız. Kendinize meydan okuyunca neler başarabileceğinizi görmelisiniz. Seneye büyük ihtimalle hedef kiloma inmiş olacağım ve o andan itibaren yapacaklarımın listesine her gün bir yenisini ekliyorum. Hayat benim için her gün yeniden başlıyor gibi. Spor günleri heyecanlanıyorum ve bazen hiç zayıf olmadığım ve hala vermem gereken 30 küsür kilo olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Uğraşmam, başarmam gereken şeylerin olması beni hayata bağlıyor. Bir dövme yaptırmak, bir etek almak için bile sabırla hedef kiloma inmeyi bekliyorum. Çoğu insanın yıllar önce yaşadığı heyecanları, ilkleri ben 24 yaşımda yaşayacağım. Bu kötü bir şey değil, çünkü insanların birçok şeyi tüketmiş olması onları tatminsizlik ve mutsuzluğa sürüklerken ben çocuk gibi bazı şeyleri yeni keşfediyorum. Bu hissi kendinize yaşatmalısınız. Verecek kilonuz yoksa bile bugün gidip spora yazılın, daha iyi bir fiziğe sahip olun ya da kendinizi kondisyon açısından geliştirin. Daha mutlu bir insan olacağınızın garantisini veriyorum.
Kendinize çok iyi bakın!
Görüşürüz.

hedefini gerçekleştirmiş olman nefis, tebrik ederim!
YanıtlaSilBir suredir sizi takip ediyorum siz bu yazilari yazali cok cok uzun zaman olmus ama kendimi motive etmek icin bazen gecmise donup okuyorum blogunuzu. Umarim hayatinizdaki her sey ama her sey cok yolundadir. Benim hayatima dokundunuz yazdiklarinizla bana motivasyon sagladiniz bencillik edip bunu kendime saklamak istemedim. Yazmak konusunda sizin kadar iyi degilim ama iyi dileklerimi iletmek istedim. Su an ne yasamaktaysaniz yorgun ya da yilmissaniz ya da cok mutluysaniz umarim guzel gunler hep sizinle olur. Hayal ettiginiz her neyse ona kavusmaniz dilegiyle. Kendinize cok iyi bakin. Umarim buraya daha cok yazarsiniz. Yuz yuze tanismis olamasak da sizi cok seviyorum :)
YanıtlaSil