Bir gün bir bloga rastlamıştım, Amerikalı bir kadın 3 sene içinde 100 küsür kilo verdiğini, bu üç senenin bir senesinin sadece kendini diyete hazırlamayla geçtiğini yazıyordu. Daha sonra okuduğum ve bana ilham veren tüm başarı hikayeleri, yavaş yavaş başlamış, adım adım ilerlemişti. Kaç bin kere yarın pazartesi diyete başlıyorum diyip en geç çarşamba diyeti bozduğumu hatırlamıyorum. Anlık gaza gelip çok kesin kararlar alıp, üç gün sonra pısıyoruz. Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek mantıksal olarak hatalı değil mi? O zaman metodu değiştirmek lazım.
Nasıl diyete başlama kararı aldım?
Aslında bir karar almadım. Kendi kendime dedim ki, ''Pınar bak artık mezun oluyorsun, işe gireceksin, hayatını kazanacaksın, bu kiloların sana hep külfet olacak, özgürlüğünü kısıtlayacak, mezuniyetinde herkesi şaşırt, ver şu kiloları artık.'' Sonra ağustosun sonlarına doğru gece üçte dışarı çıkıp McDonalds yemeleri falan azaltmaya, yesem bile menü değil de tek hamburger yemeye başladım. Sanki vermesi gereken 60 kilosu olan biri gibi değil de, daha sağlığına dikkat etmek isteyen biri gibi davrandım. Akşam 8'den sonra acıkınca, ya neyse bir meyve yiyeyim dedim. Metroda eğer cennete çıkar gibi uzun değilse merdivenler, yürüyen merdiven kullanmadım. Kısa mesafeleri yürümeye başladım.
Diyette değildim ama yediklerime dikkat ediyordum. Bunu bilinçli yaptım; çünkü bu kadar az bir çabayla bile kilo vereceğimi biliyordum. O verdiğim kilolar beni gerçek bir diyete geçirecek motivasyonu sağlayacaktı. Ve öyle de oldu; iki haftanın sonunda, -ki bu süreçte bir gün yarım kilo çiğköfte yediğimi hatırlıyorum- üç kilo verdiğimi gördüm. Çok ufak birtakım değişiklikler bile işe yarıyordu. Artık diyete hazırdım. 2 Eylül'de diyete girdim.
Diyetin ilk haftasında porsiyonlarımı kontrol etmedim. Yani öğle yemeğinde üç köfte diyorsa ben oturup altı köfte yedim. Dediğim gibi hep ufak ufak ilerledim. Yavaş yavaş porsiyonlarımı da kontrol etmeye başlayıp kendimi diyete harfiyen uyacak duruma getirdim.
Diyet yapmak bence fizyolojikten ziyade psikolojik bir olay. Nefis ve kendine söz geçirmek çok önemli. Birdenbire kendinizi sıkı bir diyetin ortasına atarsanız, bir anda baskı altına girmiş gibi hissedip çok mutsuz olursunuz. Dolayısıyla da iki gün sonra diyeti bırakırsınız. Benim son on senem bu tip iniş çıkışlarla geçti. O yüzden bu sefer farklı bir sonuç istediğim için yöntemimi değiştirdim.
Kendimi Sıkmıyorum
Hiçbir şeyin kalorisini hesaplamıyorum. Canım istediği zaman yürüyüş yapıyorum. Bazen hiç hareket etmiyorum. Asla aç kalmıyorum, ara öğünlerimi mutlaka yiyorum. Diyette hiç fındık yazmıyorsa bile, eğer canım fındık çektiyse bir avuç fındık yiyorum. Biliyorum ki kendimi ne kadar çok sıkarsam o kadar çabuk yılacağım. Tabi burada gözetilmesi gereken bir denge var, kendini sıkmamak demek diyete uymamak demek değil. Mesela okuldaki yoğunluğumdan dolayı birkaç gün akşam yemeğim akşam 8'den sonrasına sarkıyor. N'apayım, öleyim mi? Ben de biraz porsiyonu küçülterek akşam yemeğimi daha hafif hale getiriyorum. Mesela sebze ve salatam varsa akşam, sadece salata yiyorum geç oldu diye. Belirli sınırlar içinde diyetleri kendimize göre adapte edebildiğimiz sürece başarılı olabileceğimizi düşünüyorum.
Acelem Yok
Diyet, zaman ve emek işi. 3 günde 3 kilo da verilebilir elbet, fakat bıraktığınız an daha fazlasını geri alırsınız. Zamana yayarak sağlıklı bir şekilde verilen kilolar, hem kalıcılığı, hem sağlık problemi yaşamama açısından en doğru seçenek. Hele ki benim gibi kendi kilosunun yarısına inmesi gereken insanlar için zaten bir seneden önce bir zaman olamaz hedefe ulaşmak için.
Biz çok kilo vermesi gerekenler, İsveç Diyeti, Dukan Diyeti, Lahana Diyeti gibi tek tür besin grubu ağırlıklı diyetler yapamayız. Çünkü bir sene boyunca hiç karbonhidrat yemememiz, ya da bir sene boyunca sadece lahana çorbası içmemiz mümkün değil. Dengeli, biraz ondan biraz bundan mantığıyla, hiçbir şeyden mahrum kalmadan da kilo verilebileceğine inanıyorum. Öyle olmasaydı, şimdiye kadar gittiğim diyetisyenler bana sadece protein ağırlıklı reçeteler verirdi.
Sonuç olarak, bunun adım adım katedilmesi gereken inişli çıkışlı zorlu bir yol olduğunun farkındayım. Aslında diyette değilim, yaşam tarzımı değiştirmeye çalışıyorum. İlk ayımda hiç aç kalmadan 7 kilo vererek de doğru yolda olduğumu düşünüyorum. Bakalım Ekim ayı nasıl geçecek?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder